Tıp dünyasında Damar cerrahisi son yirmi yılda önemli ölçüde değişti. Eskiden "stripping" adını verdiğimiz, damarın bacaktan çıkarıldığı ve iyileşme süresi daha uzun olabilen açık ameliyatlar; yerini artık "iğne deliğinden" yapılan, minimal invaziv işlemlere bırakmıştır. Modern tıbbın geldiği bu noktada, görüntüleme eşliğinde yapılan minimal invaziv işlemler, yani girişimsel radyolojide varis tedavisi, venöz yetmezlik tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu rehberde, kesi gerektirmeyen girişimsel yöntemleri detaylarıyla inceleyeceğiz.
[widget-130]
Ameliyatsız Tedavi: Damar İçi (Endovenöz) Yaklaşım Nedir?
Girişimsel tedavilerin temel felsefesi şudur: "Sorunlu damarı çıkarmak yerine, olduğu yerde kapatarak devre dışı bırakmak." Vücudumuzdaki toplardamar ağı bir yedekli sistemdir. Kaçak yapan (reflü) ve varisleşen damar, dolaşıma fayda sağlamadığı gibi, kirli kanın bacakta göllenmesine neden olarak sağlıklı dolaşımı da bozar.
Bu prosedürlerde, yüksek çözünürlüklü Doppler Ultrason kılavuzluğunda, hastalıklı damarın içine ince bir kateter ile girilir. Genellikle cerrahi kesi gerekmez; damara iğneyle girilir. Damar içinden uygulanan ısı (Lazer/Radyofrekans) veya biyolojik yapıştırıcılar (Glue) ile damar duvarları birbirine yapıştırılır. Vücut, kapatılan bu damarı zamanla kendi dokusu içinde eriterek yok eder ve kan akışını sağlıklı damarlara yönlendirir.
Uygulanan Başlıca Yöntemler ve Teknolojiler
Girişimsel prosedürler tek tip değildir. Hastanın damar çapına, damarın derinliğine ve yapısına ("kıvrımlı" veya "düz" oluşuna) göre farklı teknolojiler tercih edilir. Modern varis tedavisi protokollerinde en sık başvurduğumuz yöntemler şunlardır:
- Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA): Damar içine gönderilen lazer fiberinin ürettiği ısı ile damarı içeriden kapatmasıdır.
- Radyofrekans Ablasyon (RF): Lazerle benzer mantıkla çalışır ancak ısı enerjisi olarak radyo dalgalarını kullanır.
- Biyolojik Yapıştırıcı (Glue/Zamk): Isı kullanmadan, özel bir tıbbi yapıştırıcı ile damarın kapatılmasıdır (Anestezi gereksinimi en az olan yöntemdir).

Tedavi Süreci: Kliniğe Giriş ve Çıkış
İşlem süreci genellikle kısadır. Girişimsel radyolojide varis tedavisi, genellikle "öğle arası prosedürü" olarak adlandırılır.
- Hazırlık: İşlem öncesi detaylı bir damar haritalaması yapılır. Hangi damarın kapatılacağı, milimetrik olarak cilt üzerinde işaretlenir.
- İşlem: Lokal anestezi (tümesan anestezi) altında, damar çevresi uyuşturulur. Hasta işlem sırasında uyanıktır ve işlem lokal anestezi altında yapılır. Ortalama 20-30 dakika sürer.
- Taburcu: Hastalar genellikle işlemden kısa süre sonra yürüyebilir; eve dönüş ve günlük yaşama dönüş zamanını hekim belirler.
Doktor Notu: Varis sadece görünen, ciltten kabaran damarlar değildir. Buzdağının görünmeyen kısmı olan "iç varis" yani venöz yetmezlik tedavi edilmeden, sadece dışarıdaki damarlara kozmetik müdahale yapmak (köpük/skleroterapi gibi) kalıcı çözüm sağlamaz. Bu nedenle doğru teşhis için kullanılan varis tedavi yöntemleri ve teşhis cihazları hayati önem taşır.
Kimler İçin Uygundur?
Bacaklarında ağrı, kramp, şişlik, huzursuzluk hisseden veya gözle görülür varisleri olan hastalarda, hekim değerlendirmesi sonrasında uygun bir seçenek olabilir. Özellikle yoğun çalışan, zamanı kısıtlı olan, narkoz alması riskli olan (ileri yaş veya ek hastalıklar) hastalar için girişimsel radyolojide varis tedavisi uygun bir seçenek olabilir.
Ancak bu sürecin başarısı, "doğru haritalama"ya bağlıdır. Doppler ultrason değerlendirmesine dayanan planlama, nüks riskinin azaltılmasına yardımcı olur. Yanlış damarın kapatılması veya yetmezlik kaynağının atlanması, tedavinin başarısız olmasına yol açabilir.
Özetle; varis tedavisinde bugün farklı seçenekler bulunmaktadır. Girişimsel yöntemlerin uygunluğu, hekim değerlendirmesi sonrasında belirlenir.