Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız

Varis Hakkında Sıkça Sorulan Sorular - Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız Yanıtlıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız

Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız, varis tedavisi alanında çalışan bir kalp ve damar cerrahıdır. Varis hastalığı tedavisinde minimal invaziv yöntemler de uygulamaktadır. Şimdi Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız’ın söyleşilerinden birilerine kulak verelim, varis hastalığı ve tedavisi ile ilgili detayları öğrenelim.

[widget-130]

1-Varis nedir? Kimlerde görülür?

Varis kıvrımlı toplardamar demektir. Genetik yatkınlık ve mesleki etkenlerle ilişkili olabilir. Özellikle mesleği gereği uzun süre ayakta kalanlarda ve uzun süre hareketsiz oturanlarda gelişme riski çok daha yüksektir. Normalde düz bir boru şeklinde olan damar, kanın bacaklarda birikmesi ve göllenmesi neticesinde süner ve kıvrımlı bir hal alır. Özellikle kuaför, kasap, öğretmen, tekstil işçileri gibi mesleklerde görülmektedir.


2-Son yıllarda varis hastalığında neden artış var?

Artışın en önemli nedeni hareketsizlik, yürüyüş yapılmaması, egzersiz yapılmaması, beslenme düzenine dikkat edilmemesi ve sıvı tüketilmemesidir. Bütün bunlardan dolayı genetik yatkınlık da varsa varis hastalığı hızla ilerler.

3- Varis hastalığının tanısı nasıl konur? Varis hastalarındaki şikayetler nelerdir?

Varis hastalığının tanısında altın standart, görüntüleme yöntemi olan “Renkli Doppler Ultrason”dur. Usulüne uygun bir şekilde çekim yapılmalıdır. Hasta hem ayakta hem de yatarken damar çap ölçümleri ve reflü dediğimiz kaçak miktarı değerlendirilmelidir.

4-İlerleyen teknoloji ışığında varis tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Bu yöntemde genellikle genel anestezi gerekmeden, ultrason eşliğinde damar içine özel bir kateter yerleştirilir ve ısı ile damarın kapatılması amaçlanır. Dolayısıyla kaçağın engellenmesi ve bacaklardaki şikâyetlerin azalması amaçlanır. Uygulamanın olası yan etkileri hakkında hekiminizden bilgi alınmalıdır. İşlem süresi ve taburculuk zamanı hastaya göre değişir; hastalar çoğunlukla aynı gün evlerine dönebilir. Bu girişimsel özel işlemin adı “Endovenöz Radyofrekans Ablasyon” yöntemidir.

5-Varis, kozmetik bir sorun mu yoksa hastalık mı?

Varis hastalığının birkaç boyutu vardır:

- Kozmetik boyutu

- Hastalık boyutu

- Damar içi pıhtı ve dolayısıyla ayak bileğinde yara gelişmesi boyutu

Tüm bunlar birbirleriyle bağlantılıdır. İlerlemiş vakalarda damar içinde pıhtı gelişim riski çok yükselir ve dolayısıyla ayak bileğinde renk değişikliği, ciltte kalınlaşma, koyulaşma, kaşıntı ve açık yaralar oluşabilir. Bacaklarda ince örümcek ağı tarzında kılcal damarların gelişmesi varis hastalığının göstergesi olabilir.


6-Varis hastalığı tedavi edilmezse ne olur?

Bacaklarda kozmetik görsel sorunlar artar ve kalın damarlar gelişir. Ayak bileğinde renk değişikliği, ciltte kalınlaşma, koyulaşma ve kaşıntı, yüzeyel ve/veya derin toplardamarlar içinde pıhtılaşma dolayısıyla açık yaralar oluşabilir. Baldırda sık sık selülit, lenfanjit gibi enfeksiyonlar gelişebilir, ödem artar, ağrılar ve kramplar artar. Ayak bileğinde ciddi kaşıntılar başlar. Varis hastalığı, iyileşmeyen tırnak mantarıyla ilişkili olabilir.

7-Varis hastalığı tedavi edilirse ne olur?

Tedavi sonrası şikâyetlerin azalması, günlük yaşamı olumlu etkileyebilir. Tedaviyle ayak bileğindeki ödemin, kaşıntının, pıhtı ve yara riskinin azaltılması amaçlanır.

8-Bacak sağlığı konusunda neler yapılmalıdır? Nelere dikkat edilmelidir?

Hareket ve egzersiz kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Beslenmeye de dikkat edilmelidir. Damarlarımız sıcağı sevmez, bacaklara yapılan soğuk su uygulamaları rahatlatır. Yüzmek çok iyi gelir. Bisiklete binmek, pedal çevirmek faydalıdır.


9- Varis tedavisi sonrası kişiler nelere dikkat etmelidirler?

Yürüyüş yapmalılar, kilo kontrolü ve beslenme çok önemli. Hareket çok önemli. Yaptığı iş ayakta kalmayı gerektiriyorsa hekimin önereceği diz altı orta basınçlı bir varis çorabı şikâyetleri hafifletebilir. Günlük sıvı tüketimi de önemlidir.

10-Neden hep varis hastalığı konuşuyoruz?

Varis hastalığı çok konuşuluyor, her yerde konuşuluyor. Çünkü çok hasta var. Aslında iyi de oluyor çünkü hastalarımız hastalıklarının farkında olmalılar. Kendileri için en iyi ve en doğruyu seçmek zorundalar. Biz bu noktada kendilerine yardımcı olmak için konuşuyoruz, bilgi veriyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. Sloganımız: “Varis, ihmale gelmez.”

11-Varis hangi damarların hastalığıdır? Başka hangi tip damarlar vardır?

Varis bir toplardamar hastalığıdır. Biliyorsunuz ki vücudumuzda 3 çeşit damar var:

- Atardamarlar

- Toplardamarlar

- Lenfatik damarlar

Atardamar hastalıkları özellikle şeker hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı gelişen damar tıkanmalarıdır. Oysaki toplardamar hastalığı olan variste damar çapı artar ve damar kapakçığında yetersizlik, kaçak vardır. Lenfatik sistem çok daha farklı bir mekanizmaya sahiptir. Lenf ödem, lenfatik sistemi ilgilendiren bir hastalıktır.


12-Damar hastalığı çok yaygın mı?

Evet, ülkemizde çok yaygın. 18 milyon civarında varis hastası olduğunu tahmin ediyorum. Bu hastaların üçte birinde ise tablo daha ağır, damar içinde pıhtılaşma ve ayak bileğinde yaraların olduğunu düşünmekteyim.

13-Varis hastalığında karşılaştığımız en ağır tablo nedir?

Özellikle uzun yolculuklarda gelişen damar içi pıhtılaşmalar bazen yüzeyel damarlarda, bazen de derin toplardamarlarda ne yazık ki hiç istemediğimiz büyük pıhtılar oluşabiliyor. Bu noktada tedavi gerçekten zorlaşıyor. Hastaların konforu çok bozuluyor, şiddetli ağrılar, bacakta renk değişikliği ve ileri derecede şişme oluyor.

14-İlerlemiş varis hastalığında tedavi edilmemiş varis hastalarında neden ayak bileğinde yara oluşur?

Ayak bileği travmaya en yatkın bölgedir. Cilt var, kemik var ve kas tendonları var, sert bir bölge. Yağ dokusu neredeyse hiç yok. Bu nedenle yüksek basıncın etkisiyle, ödemin etkisiyle ciltte gerginlik, kalınlaşma ve ciltte koyulaşma ardından kaşıntılar ve ayak bileğinde açık yaralar en sık bu bölgede oluşuyor.


15-Diyabetik ayak nedir?

Diyabet çok sinsi bir hastalıktır. Hele ki yüksek tansiyon da var ise, iş daha kötü. Diyabetin, yüksek şekerin etkisiyle hem atardamarlarda duvar kalınlaşması, plaklar dolayısıyla tıkanmalar gelişiyor hem de sinir sistemi olumsuz etkileniyor. Nöropatik bir durum gelişiyor, özellikle cilt duyusunu kaybediyor ve travmaya daha yatkın bir hale geliyor. Dokuların beslenmemesi ve his kaybı neticesinde özellikle ekstremitelerin uzuvların uçlarında, parmak uçlarında, topukta kangren, açık yaralar oluşabiliyor. Ayaklarımız vücudumuzda travmaya en açık ve en hareketli bölgelerdir.

16-Diyabet hastası ayak sağlığı için nelere dikkat etmeli?

Bir şeker hastası ayaklarına bebeğe bakar gibi bakmalı, ayaklarına çok saygı göstermeli, kibar davranmalı. Giydiği ayakkabı ve kullandığı çorap dahi önemlidir. Tırnaklarını keserken dahi çok titiz davranmalı, her gün ılık suyla yıkamalı ve temiz bir havlu ile kurulamalıdır. Hijyen çok önemlidir.

17-Hastalıkların üstesinden gelmenin yolu nedir?

Doktorun bilgisi, tecrübesi, titizliği, işini sevmesi ve hastalarına ilgisi yanında, hastalarımıza da önemli görevler düşmektedir. Öncelikle hastalar hastalıklarını çok iyi bilmeli, mekanizmayı iyi anlamalı, tedavi sırasında ve sonrasında ne yapacaklarını çok iyi öğrenmeli, titiz ve hassasiyet içinde kendilerine iyi davranmalıdır. Başarının sırrı budur. Hastalarımızın tedavi sürecine aktif katılımı önemlidir. Biz doktorlar da hastalıklar hakkında en ince detaya kadar kendilerine bilgi vermeliyiz. Bu çok önemli bir noktadır.

18-Hipokrat yemini dahi değişti, eklemeler oldu. Son haliyle nasıl oldu?

Özellikle cerrahlık kitapta yazdığı gibi olmuyor. İyi bir bilgi birikimine ve tecrübeye sahip olmak gerekiyor. Kişilere ve dokuya saygı çok önemli. Bir hekim, en doğru olanı yapma kararını verebilmelidir. Bu noktada, Hipokrat yemini de değişti. Hastaya en doğru tedavi ve cerrahi işlemi yapmanın yanında, sempatik, güler yüzlü ve anlayışlı davranacağım konusunda da bir madde eklendi.

19-Bacak toplardamarında gelişen pıhtı beyne gider mi?

Hayır, efendim. Beyne gitmez. Beyne gitmesi için kalpte bir delik olmalı ve o pıhtının sağ kalp boşluğundan sol kalp boşluğuna geçmesi gerekli. Derin ven trombozu, yani derin toplardamar pıhtısı yerinden koparsa gideceği yer akciğerdir. Biz bu duruma akciğer embolisi diyoruz. Çok nadir görülse de, hasta açısından zor bir tablo oluşturur.

Yoğun bakımda yatmayı gerektirecek, nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve çarpıntı ile seyreden bir tablo. Öte yandan, hayati olabilir. Bu nedenle sloganımız: “Varis, ihmale gelmez.” Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

[widget-131]

20-Cerrah olmak nedir? Cerrahlık nasıl bir şey?

Her işte olduğu gibi cerrahlık da tecrübe ile paralel gelişiyor. İyi bir altyapıya sahip olmak, titiz olmak, yaptığın işe hakim olmak ve bilgili olmak çok mühimdir. Cerrahlık, bir yaşam tarzı aslında büyük bir aşk. Biz, bütün ameliyat kararlarını hastalıklarla ilgili hazırlanmış, uluslararası tedavi kılavuzlarına göre yapmaktayız. Tabii ki bu noktada hastaların şikayetleri, doktorun genel tecrübesi, bilgi birikimi ve deneyimi de çok önemlidir. Öte yandan, bir cerrah sadece ameliyat yapmamalıdır. Bilgi birikimini, yaptığı işleri ve ameliyatları, tecrübelerini yazılı döküman haline getirip bilim dünyasına sunmalıdır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız
Prof. Dr. Cenk Eray Yıldız Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Son güncelleme: 11.08.2026
Randevu Al
Randevu Al +90 (543) 217 72 72